TÜRKİYE'DE GEZİLECEK YERLER
Instagram YouTube pinterest face

Sümela Manastırı - Trabzon

Sümela Manastırı (Meryem Ana) Manastırı Nerededir? Trabzon’un Maçka ilçesinin Altındere köyü sınırları içinde, Altındere Vadisi’ne hâkim Karadağ’ın eteklerinde, sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sümela Manastırı, halk arasında Meryem Ana Manastırı olarak da bilinir. Vadiden yaklaşık üç yüz metre yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma geleneğini sürdürmüştür. TGM Meryem Ana adına kurulan manastırın "Sümela" ismini "siyah" anlamına gelen "melas" sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli dağlardan geldiği sanılmaktadır. Bununla birlikte içerideki Meryem Ana tasvirinin siyah renginin de manastırın adına ilham verdiği düşünülmektedir. Sümela Manastırı'nın Tarihi Rivayete göre manastır, Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375-395) Atina’dan gelen Barnabas ve Sophranios isimli iki rahip tarafından, MS 4. yüzyılda kurulmuştur. İmparator Justinianus’un emriyle 6. yüzyılda General Belisarios tarafından onarılarak genişletilen manastır, 7. yüzyılda birçok kez yağmalanmıştır. Sümela Manastırı’nın şimdiki durumuyla varlığını 13. yüzyıldan itibaren sürdürdüğü bilinmektedir. 1204’te kurulan Trabzon Komnenosları Prensliğinden III. Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla manastıra gelir sağlanmıştır. III. Alexios’un oğlu III. Manuel zamanında ve sonraki dönemlerde de Sümela yeni fermanlarla zenginleştirilmiştir. Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesini takiben Osmanlı padişahları pek çok manastırda olduğu gibi Sümela’nın haklarını da korumuşlar ve bazı imtiyazlar tanımışlardır. Sümela Manastırı’nın 18. yüzyılda birçok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19. yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır.

Atatürk Köşkü - Trabzon

Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan ve gösterişli Avrupa simgeleri kullanılan bina, 19. yüzyıl başlarında Trabzon'a hâkim Soğuksu sırtlarında Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık ev olarak yaptırılmıştır. Köşkün giriş katında oturma odası, dinlenme odası, yemek odası ve misafir odası bulunmaktadır. Birinci katta çalışma odası, büyük yatak odası, bekleme odası ve toplantı odası vardır. İkinci katta ise iki küçük oda mevcuttur. Atatürk, 1924 yılında Trabzon'a ilk ziyaretini gerçekleştirdiğinde bu köşkte ağırlanmış ancak konaklamamıştır. İkinci kez Kasım 1930'da Trabzon'u tekrar onurlandırdığında köşkte ağırlanmış ve çok memnun kalmıştır. Haziran 1937'de kendisi için düzenlenen köşkte iki gece kalmış ve 11 Haziran gecesi bu köşkte bütün mal varlığını, canından çok sevdiği Türk ulusuna armağan etme kararı almış ve mal varlığının bir listesini hazırlayarak gereğinin yapılması için başbakana göndermiştir. Atatürk Trabzon'daki köşkten mal varlığını milletine adarken şöyle demiştir: "Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime bağışlamakla ferahlık duyacağım. İnsanın serveti kendi manevi kişiliğinde olmalıdır. Ben büyük milletime daha çok şeyler vermek istiyorum."


spkurtulportali@ktb.gov.tr
05310803645