Bolu, Türkiye’nin Batı Karadeniz Bölümü’nde, İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropolün tam ortasında yer alan, doğasıyla büyüleyen ve köklü bir geçmişe sahip olan özel bir şehrimizdir. Şehrin en dikkat çekici özelliği, topraklarının yarıdan fazlasının ormanlarla kaplı olmasıdır; bu durum Bolu’yu Türkiye’nin "akciğerlerinden" biri haline getirir. Dağlık ve engebeli bir cozyafi yapıya sahip olan ilde, Karadeniz ikliminin nemli yapısı ile İç Anadolu’nun karasal iklimi harmanlanır. Bu iklim geçişi, bölgede benzersiz bir bitki çeşitliliğinin oluşmasını sağlamıştır. Şehrin turizm potansiyeli büyük oranda doğa harikalarına dayanır. Abant Gölü, her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen manzarasıyla hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktasıdır. Yedigöller Milli Parkı ise özellikle sonbaharda sarıdan kırmızıya dönen yapraklarıyla bir ressamın paletini andıran görüntüler sunar. Kış aylarında ise Kartalkaya, Türkiye’nin en popüler kayak merkezlerinden biri olarak kayak ve snowboard tutkunlarını ağırlar. Ayrıca termal kaynaklar açısından da zengin olan Bolu, Mudurnu ve Seben gibi ilçelerindeki kaplıcalarıyla şifa arayanlara hizmet verir.