Bartın turizm çeşidleri
Bartın, coğrafi yapısı ve tarihi mirası sayesinde tek bir alana sıkışmayan, oldukça zengin ve çok yönlü turizm çeşitlerine sahiptir. Şehrin turizm potansiyelini şu ana başlıklar altında toplayabiliriz:
Deniz ve Sahil Turizmi: Bartın’ın yaklaşık 59 kilometrelik sahil şeridi, Karadeniz’in en temiz ve doğal plajlarına ev sahipliği yapar. İnkumu, Çakraz, Amasra, Mugada ve Güzelcehisar gibi bölgeler, özellikle yaz aylarında deniz, kum ve güneş turizmi için büyük ilgi görür. Bu plajlar, yemyeşil ormanların denizle birleştiği eşsiz manzaralar sunar.
Kültür ve Tarih Turizmi: Şehrin üç bin yıllık geçmişi, özellikle Amasra ilçesinde yoğunlaşan bir tarih turizmi potansiyeli yaratır. Amasra Kalesi, antik tiyatro kalıntıları, Roma dönemine ait Kuşkayası Yol Anıtı ve geleneksel ahşap Bartın evleri, tarih meraklıları için önemli duraklardır. Ayrıca bölgedeki müzeler, Hellenistik dönemden Osmanlı’ya kadar geniş bir yelpazeyi sergiler.
Doğa ve Eko-Turizm: Küre Dağları Milli Parkı’nın önemli bir kısmı Bartın sınırları içindedir. Bu durum şehri; doğa yürüyüşü (trekking), kampçılık, kuş gözlemciliği ve foto safari gibi aktiviteler için bir merkez haline getirir. Türkiye'nin tek, dünyanın ise sayılı örneklerinden olan Güzelcehisar’daki 80 milyon yıllık lav sütunları ise jeo-turizm açısından uluslararası öneme sahiptir.
Akarsu Turizmi: Türkiye’de üzerinde taşımacılık yapılabilen tek akarsu olan Bartın Çayı, şehre özgü bir turizm çeşidi sunar. Çay üzerinde düzenlenen tekne turları, ziyaretçilere nehirden şehri ve doğayı izleme imkanı tanırken, bölgedeki kanyonlar ve şelaleler (örneğin Ulukaya Şelalesi) doğa turizmini destekler.
Gastronomi Turizmi: Bartın mutfağı, Karadeniz’in taze balıkları ile yerel otların ve sebzelerin harmanlandığı özel bir kültüre sahiptir. Özellikle 20'den fazla malzemenin kullanıldığı tescilli Amasra Salatası ve yöresel hamur işleri, sadece yemek yemek için bölgeyi ziyaret eden turistlerin sayısını artırmaktadır.