Dağlık Frigya Yazılıkaya Vadisi - Eskişehir
Friglerin dini merkez olarak seçtikleri Yazılıkaya Platformu, kaya anıtları ile donattıkları Yazılıkaya Vadisi'nde yer almaktadır. Yazılıkaya, Kibele İnanç Merkezi ve çevresi askeri soylu sınıfın yaşadığı Frig Kaleleri ile koruma altın alınmıştır. Yazılıkaya Frig İnanç Merkezi, Eskişehir Han İlçesi Yazılıkaya Köyü'nde yer alır ve bu önemli merkeze; Eskişehir'den 75 kilometre, Çifteler'den 39 kilometre, Seyitgazi'den 30 kilometre asfalt yol ile ulaşılır. Frigler için başkent Gordion; devletin en güçlü politik merkezi, Midas şehri de krallığın başlangıcından itibaren en önemli dini merkezidir.
Yazılıkaya: Yazılıkaya Vadisi’nin güney ucunda, Yazılıkaya Köyü(nün hemen batısında yer alır. Yüksek ve sarp tüf kayalardan oluşmuş Yazılıkaya platosunun üzerinde kurulmuştur. Vadiye batıdan ve kuzeyden ulaşan yolları kontrol altında tutan, daha yüksekte konumlanmış Akpara Kale, Pişmiş Kale, Gökgöz Kale ve Kocabaş Kale tarafından koruma altına alınmış bir yerleşmedir. Uzunluğu 650 metre, genişliği 320 metredir. Vadinin taban seviyesinden yüksekliği 60-70 metre kadardır. Frig döneminde şehrin surla çevrili olduğu düşünülür. Günümüzde sur bedenine ait yerinde korunmuş tek bir taş dahi yoktur. Ancak, yerleşmeyi doğal bir sur gibi çevreleyen kayaların belirli noktalarında basamak şeklinde kesilmiş temel yuvaları izlenir. Bu yuvalar kimi yerde birden fazla tahkimat olduğunu düşündürür.
Şehrin ana girişi doğu yöndedir. Ana kayaya açılan rampalı yol Kral Yolu olarak bilinir. Rampa boyunca yolu sınırlandıran kaya kütleleri üzerine figüratif kabartmalar işlenmiştir. Şehrin yayılım alanı içinde, plato üzerinde ana kayadan yontulmuş anıtsal ölçekli basamaklı sunaklar; girişleri platodan başlayan, kaya merdivenleriyle inilen tonoz örtülü iki kaya tüneli ve güneybatı yönde alt terastaki anıtsal kaya sarnıçları en önemli yapıları oluşturur. Yerleşmeyi çevreleyen yüksek ve sarp volkanik kayalarda ise anıtsal ölçekli fasad, basamaklı atlar/sunak ve nişlerden oluşan çok sayıda kült yapısı ve oda mezarlar yer alır. Burası çok sayıda ve en anıtsal dinî anıtlarla donatılarak ayrıcalıklı bir konuma yükseltilmiştir. Bu durum, Midas şehrinin âdeta bölgenin dinî metropolü olduğunu ve Frigler tarafından kutsal kent olarak ona büyük bir saygı duyulduğunu gösterir.
Frigler için başkent Gordion; devletin en güçlü politik merkezi, Midas şehri de krallığın başlangıcından itibaren en önemli dinî merkezidir. Krallığın siyasi olarak yıkılmasından sonra da Midas terk edilmemiş, Hellenistik ve Roma dönemlerinde Frig kaya yapıları bazı ilave ve değişikliklerle kullanılmaya devam etmiştir. Dünya Kültürel ve Doğal Mirası listesine dahil edilmek üzere aday gösterilmesi uygun görülen Yazılıkaya ören yeri dünyada eşi ve benzeri bulunmayan anıt yapılarıyla her türlü olumsuz dış etkilere karşı inatla direnmektedir.
Karacahisar Kalesi - Eskişehir
Karacahisar Kalesinin Fethi ve Tarihi
Osmanlı’nın İlk fethettiği kale, Karacahisar Kalesi'dir. Karacahisar Kalesi konumu ve mimari özellikleri itibari ile “Kastron” ya da “Kale Kent” olarak adlandırılan yerleşimlerin özelliklerini yansıtır. Anadolu’da 7 ve 8'inci yüzyılda oluşmaya başlayan kale kentler Orta Bizans Dönemi'nin askerî şehirleri olarak tanımlanmaktadır. 8'inci yüzyıldan itibaren düzenli olarak Pers ve Arap akınlarına maruz kalan bu yerleşimlerin 11 ve 12'inci yüzyıllarda büyük ölçüde Selçuklu hâkimiyetine girdiği; 13 ve 14'üncü yüzyıllarda İstanbul ve Bitinya’da bulunan Bizans yerleşimleri dışındaki Anadolu’daki tüm kentlerin Türkmen beylikleri tarafından ele geçirildiği bilinmektedir.
Karacahisar ve batısında yer alan Bizans yerleşimlerinde önceleri Selçuklu, sonrasında Osmanlı tehdidi karşısında surlarının onarıldığı, yeni kale kentlerin oluşturulduğu bilinmektedir. Karacahisar’ın Bizans İmparatorluğu’nun bu dönem içerisinde savunmaya yönelik olarak inşa ettiği yerleşimler arasında olup olmadığı ya da var olan bir kale kent olarak güçlendirilip güçlendirilmediği yönünde herhangi bir yazılı belge yoktur. Karacahisar Kalesi’nin de içerisinde yer aldığı söz konusu nitelikteki yerleşimler ile ilgili yeterince çalışma yapılmamış olması bir diğer eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle yüksek bir alanda inşa edilen bu tür kale kentlerin, içerisinde çok yoğun bir nüfus barındırmaya ve sınırları itibari ile yoğun bir mimari organizasyona elverişli olmadığı açıktır. Karacahisar Kalesi de bu genel tanımlama içerisinde değerlendirilmesi gereken konumu ve mimari düzenlemeye sahip bir yerleşim olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda özellikle 13 ve 14'üncü yüzyıllarda Anadolu’da bulunan ve kırsal alanda yaşayan Bizans halkının büyük kısmının kalelere yerleştikleri yönündeki tanımlamalar içerisinde Karacahisar’ı da değerlendirmek gerekir.
1288 yılında Osman Gazi tarafından fethedilen ve 1299 yılında Osman Gazi adına sikke basılarak ilk hutbenin okutulduğu yönündeki dönem kaynaklarının varlığının altını çizmek gerekir. Kalenin fethinden sonraki süreçte bir Kadı (Dursun Fakı) ile Subaşı’nın (Gündüz Alp) görevlendirildiği ve yönetiminin Orhan Gazi’ye verildiği yönündeki Osmanlı kaynaklarında yer alan anlatıların dışında bilgilerimiz oldukça sınırlıdır. Fatih döneminde Kale’nin terkedilerek aşağıda kurulmuş olan yerleşime taşındığı yönünde bir bilgi bulunmaktadır. Bu genel bilgiler aynı zamanda Karacahisar Kalesi ile ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalarda ortaya çıkan tanım ve değerlendirmeleri içermektedir.
Karacahisar Kalesi Nerededir?
Eskişehir’in güneybatısında bulunan Karacahisar Kalesi deniz seviyesinden 1010 metre yüksekte bir plato üzerinde yaklaşık olarak 200x300 metre ölçülerinde sur ile çevrili bir alanı kaplamaktadır.