Harran Kümbet Evleri - Şanlıurfa
Kümbet Evler olarak da anılan konik kubbeli yapılar, Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde yer almaktadır. Arı kovanı biçimindeki bu evler, Harran Ören Yeri’nden toplanan tuğlalarla yaklaşık 250 yıl kadar önce inşa edilmiştir. Harran’la özdeşleşen kümbet evlerin benzerlerine, Şanlıurfa’ya bağlı Suruç ve Birecik kırsalındaki köylerde de rastlamak mümkündür. Ancak, Harran’daki evleri diğerlerinden ayıran en bariz fark, üst örtüde tuğla kullanılmasıdır.
TGM Arşivi
Konik kubbeli bu evler kare ya da kareye yakın prizmatik bir temel üzerine, bindirme tekniğinde tuğlalardan yapılmıştır. Harcında gül yağı, saman, pişmiş toprak ve yumurta akı kullanılan, mimari yapısı ve malzemeleri sayesinde yazları serin, kışları sıcak tutma özelliğine sahip olan bu evler, aşağıdan yukarıya doğru daralmaktadır. Yüksekliği içeriden 5 metreye varan ve 30-40 tuğla dizisiyle örülerek inşa edilen evler, içeriden ve dışarıdan balçıkla sıvanması sayesinde varlıklarını bugüne kadar sürdürebilmişlerdir.
TGM Arşivi
Harran Kümbet Evler, 1979 yılında arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilmiştir. Çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan ve konik çatılı kerpiç evleriyle benzersiz bir sivil mimari örneğini yaşatan Harran, 2000 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır.
Göbeklitepe Örenyeri - Şanlıurfa
Göbeklitepe, Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda yer alan, tarih öncesi dönemden kalma bir ören yeridir. Yaklaşık 300 metre çapındaki bu höyük, avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdüren insanların yüzlerce yılı bulan emekleri sonucunda meydana getirilmiştir. Konum olarak Şanlıurfa’nın en yüksek noktalarından biri üstünde kurulmuştur. Bir yerleşim alanı olarak kullanılmayan, yalnızca dinsel amaçlara hizmet eden bu yerde birden çok tapınak yer alır. Bu yönüyle dünyanın en eski ve aynı zamanda en büyük tapınma merkezi olarak kabul edilmektedir.
Fotoğraf: Official Turkish Museums
Tarihte yeni sayfalar açılmasına neden olan ve yüzlerce yıldır kabul edilen bazı bilgileri değiştiren Göbeklitepe’nin keşif tarihi 1963 yılına gitse de ilk kazılar 1995 yılında başlamıştır. Bu çalışmalar sonrasında, Göbeklitepe’nin 12 bin yıl öncesine uzanan bir kült merkezi olduğu anlaşılmış; ele geçen arkeolojik buluntular Neolitik dönemle ilgili kuramsal çerçevenin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır.
Göbeklitepe’de tüm bu bölgenin bir inanç ve hac merkezi olduğunu akla getiren ve toplam sayılarının yirmiyi bulduğu jeomanyetik ölçümlerle belirlenen anıtsal yapılar keşfedilmiştir. Biçimleri birbirine benzeyen ve çapları 30 metreyi bulan bu yirmi yuvarlak veya oval yapının ortasında ise yaklaşık 5-6 metre yüksekliğinde, 2 adet T biçimli sütun yer almaktadır. Yapıların iç duvarlarında ise daha küçük boyutlu sütunlar sıralanmaktadır. Sütunlar üzerinde taşa kazınmış resimler ve bazıları üç boyutlu olarak yapılmış hayvan tasvirleri dikkat çekmektedir..