Diyarbakır, Mezopotamya’nın kuzey kapısı olarak kabul edilen, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri ve Güneydoğu Anadolu’nun en önemli kültür merkezidir. Yaklaşık 12 bin yıllık bir geçmişe sahip olan şehir; Hurrilerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar 30’dan fazla medeniyete ev sahipliği yapmış, her dönemde stratejik ve ticari bir merkez olma özelliğini korumuştur. Şehrin ruhunu oluşturan en belirgin yapı, dünyada benzeri az bulunan Diyarbakır Surları’dır. Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun ve en sağlam surlarından biri olarak kabul edilen bu devasa bazalt yapılar, gökyüzünden bakıldığında bir kalkanı andırır. Bu tarihi surların hemen altında uzanan ve binlerce yıldır şehrin gıda ihtiyacını karşılayan Hevsel Bahçeleri ile birlikte, bölge UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Şehrin dar sokaklarında (küçeler) yürürken karşınıza çıkan siyah bazalt taşlı konaklar, camiler ve kiliseler, bölgedeki çok kültürlü yapının en somut kanıtlarıdır.