Uşak, Ege Bölgesi’nin İç Anadolu ile kucaklaştığı noktada yer alan, mütevazı görünümünün altında Türkiye’nin sanayi ve kültür tarihine yön vermiş devasa zenginlikler barındıran bir şehirdir. "İlkler Şehri" olarak anılması tesadüf değildir; Türkiye’nin ilk şeker fabrikasına ev sahipliği yapması ve sokakları elektrikle aydınlatılan ilk şehir olması, Uşak’ın öncü ve girişimci ruhunu simgeler. Ancak Uşak sadece sanayisiyle değil, yerin altından fışkıran tarihi ve yerin üstündeki doğa harikalarıyla da görenleri şaşırtan bir duraktır. Şehrin en büyük gurur kaynağı, dünya arkeoloji tarihine damga vuran Karun Hazineleri’dir. Lidya döneminin ihtişamını yansıtan ve özellikle Kanatlı Deniz Atı Broşu ile hafızalara kazınan bu paha biçilemez eserler, modern müzesinde ziyaretçilerini adeta binlerce yıl öncesinin zenginliğine götürür. Öte yandan, doğanın cömertliğini konuşturduğu Ulubey Kanyonu, ABD’deki Arizona kanyonundan sonra dünyanın en uzun ikinci kanyonu olma unvanıyla şehre devasa bir görkem katar. Kanyonun üzerine kurulan cam teras, ziyaretçilerine derin bir sessizliğin ve uçsuz bucaksız bir coğrafyanın manzarasını sunar.