Karahayıt Kaplıcaları - Denizli
Karahayıt Kaplıcaları, Denizli Karahayıt Mahallesi'ndedir. Yılın her mevsiminde ana kaynağından çıkan
kendine has kırmızı renkli şifalı termal suyun ve termal çamurun sıcaklığı 58 ºC olup Ege Üniversitesi
hidroklimatoloji enstitüsünün vermiş olduğu rapora göre içerdiği zengin mineralleri ile eşsiz bir sağlık
kaynağıdır.
TGA
Karahayıt'ta bulunan turistik tesislerde (Otel, Apart Otel ve Pansiyonlarda) Kırmızı Su ve Termal Çamur
sayesinde pek çok hastalık ve sağlık problemine şifa bulunabilmektedir.
Denizli Konaklama Seçenekleri
Karahayıt Kaplıcalarında Tedavi Edilen Hastalıklar
Banyo uygulamaları ile tedavi edilen hastalıklar: Ortopedik ve nörolojik sekellerin rehabilitasyonunda,
tamamlayıcı tedavisinde, romatizmalı hastalıklar, siyatik, bel-boyun fıtığı, kireçlenme, dolaşım sistemi
hastalıkları ve sedasyon (ruhi rahatlatma) özelliği, nörolojik rehabilitasyon gerektiren hastalıklar,
ameliyat sonrası tutukluk ve sertliklerin giderilmesi, kadın hastalıkları, stres ve strese bağlı tüm
hastalıkların rehabilitasyonu, uykusuzluk ve yorgunluklar, saç, tırnak ve derideki hücrelerin canlanması,
cilt ve deri hastalıkları, kırıkların alçılarının alınmasını müteakip gelişen kontraktürlerin giderilmesi,
adale spazmlarının giderilmesi, gut hastalığı, nevralji, nevrit, artrozlar, kolit hastalıklarının tedavisi.
İçme suyu ile tedavi edilen hastalıklar: Üst gastrointestinal sistemin fonksiyonel bozukluklarında, mide ve
yemek borusu rahatsızlıklarında, kemik erimesinde, ürolithiasisde ve kalsiyum ihtiyacının tamamlayıcı tedavi
unsuru olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.
TGA
Ayrıca çamur banyosuyla cildi yumuşatma, gözenekleri açma, selülit ve çatlak tedavisi ve toparlama,
antiseptik tesiri ile akne ve sivilceleri yok etme kırışıklıkları giderme, siğilleri iyileştirme özellikleri
bulunmaktadır.
TGA
Kırmızı su ve termal çamurun; böbrek taşı, kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma, siyatik,
kireçlenme, kadın ve deri hastalıkları, bel ve boyun fıtığı, sindirim, mide, bağırsak, karaciğer, safra
yolları, diyabet, egzama, vücut direncini arttırma, metabolizma bozuklukları tedavisinde de son derece
şifalı olduğu kanıtlanmıştır.
TGA
Karahayıt Kırmızı Su Travertenleri
Kırmızı su travertenleri, 60 ºC sıcaklıkta çıkan termal su çevresinde, termal suyun içindeki maden oksitleri
nedeniyle kırmızı, yeşil ve beyaz renkli traverten tabakaları şeklinde oluşmuştur. Travertenler yaklaşık 500
metrekarelik bir alandadır.
Pamukkale Termal Suları - Denizli
Pamukkale'de (Hierapolis Antik Kenti) 35.6 C deki su; doktor muayenesini takiben hastanın durumuna uygun
olarak kalp-damar sertliği, tansiyon, romatizma, raşitizm, felç, deri, göz, sinir sistemi ile damar
hastalıkları, damar iltihabı ve reyno hastalığı rahatsızlıklarının tedavisinde önerilmektedir. Ayrıca ılık
olarak içildiğinde mide spazmında, idrar söktürmede ve iltihaplarında, böbrek ve kum taşlarının tedavisinde
tavsiye edilmektedir. Pamukkale Travertenlerini yaratan sular, termal turizmde Pamukkale’nin önemli ve
benzersiz bir yer edinmesini sağlamıştır. Pamukkale’nin bulunduğu coğrafya, Çürüksu (Lykos) Vadisi termal su
kaynakları ile özel bir yapıya sahiptir. İnsanlar binlerce yıldır termal suyu, tedavi amaçlı olarak
kullanmış, buralarda işlevsel ve gösterişli hamamlar yapmışlardır. Hierapolis’in termal sularından
kaynaklanan ünü, Roma Dönemi’nde Anadolu’ya yayılmış, hastalar şifa bulmak için buraya gelmişlerdir.
Kaplıcaları ile tıbbi merkez konumuna gelen kentte, hastalar tedavi amaçlı geçici ya da kalıcı olarak
konaklamışlardır. Roma nekropolünde kent dışından gelen ve ömürlerinin sonuna kadar kalan hastaların
mezarları bulunmaktadır. Termal kaynakların bulunduğu yerlerde Antik Dönem’de dini ayinler yapılmış, halkın
katılımı ile şenlikler düzenlenmiş, devlet yöneticileri ve zenginler tedavi için burayı tercih etmişlerdir.
Yapılan araştırmalar tedavilerin din adamları ve hekimlerce yönetildiğini göstermektedir. Günümüzde
Hierapolis Kenti'nin bulunduğu alanda, tarihi yapılarla kucaklaşan termal sularda yüzmenin keyfi ve
mutluluğu bambaşkadır. Travertenleri yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki kireç çözeltisi,
buharlaşma ve sudaki karbondioksitin ayrışması sonucu, çökelmiştir. Genellikle beyaz renkte ve pamuk
yığınları andıran kalker tüfleri ise Pamukkale travertenlerini oluşturmaktadır. Pamukkale termal suyunun
tedavi edici özelliği, çok eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği bilimsel olarak
kanıtlanmıştır. UNESCO Kültür Miras Listesi’nde yer alarak, özenle korunan Pamukkale, şifalı termal suları
ile ziyaretçilerine pek çok alternatifli tedavi olanakları sunmaktadır.
PAMUKKALE TRAVERTENLERİ: Traverten sözcüğü, İtalya’da geniş traverten çökellerinin bulunduğu Tivoli’nin,
Roma zamanındaki adı olan “Tivertino”dan gelmektedir. Traverten çok yönlü, çeşitli nedenlere ve ortamlara
bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır. Termal su kaynaktan çıktıktan sonra, 320 m.
uzunluğunda bir kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan, 60-70 m.lik çökelmenin olduğu traverten
katkatlarına dökülmekte ve ortalama 240-300 m. yol katetmektedir. Kaynaktan çıkan 35.6 °C sıcaklığında,
içinde yüksek miktarda Kalsiyum Hidrokarbonat bulunan suyun havadaki oksijen ile olan teması sırasında
Kalsiyum karbonat çökelmekte ve traverten oluşumuna sebep olmaktadır. Çökelti ilk etapta jel halindedir.
Beyazlığın oluşumunda hava şartları, ısı kaybı, akışın yayılımı ve süresi etkilidir. Çökelme, termal sudaki
karbondioksit, havadaki karbondioksit ile dengeye gelinceye kadar devam eder. Reaksiyon Kimyasal olarak: Ca
(HCO3) + O2 --> CaCO+CO2+H2O Travertenler kartlarda ve bröşürlerde göründüğü gibi her zaman su ile temas
halinde değildir. Su dolu travertenler daha güzel ve hoş göründüğü için fotoğrafları genellikle su dolu iken
çekilir ve her zaman su dolu sanılır.Travertenlere termal su kontrollü olarak belirli bir program dahilinde
verilmektedir. Fazla miktarda ve uzun süre aynı yere akıtılan termal su yosunlaşmaya ve dolayısı ile beyaz
traverten alanlarında hoş olmayan görüntüye sebep olmaktadır.Hem bu kirliliğin önüne geçmek hem de
başlangıçta jel halinde olan çökeltiyi sertleştirmek için traverten alanları belirli süreler kurutulmak
zorundadır.