Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nin batısında, Fırat Nehri'nin bereketli havzasında yer alan, köklü tarihi ve ekonomik dinamizmiyle bölgenin en önemli merkezlerinden biridir. Dağların arasına yayılmış geniş ovaları ve bereketli topraklarıyla "Doğu’nun Batısı, Batı’nın Doğusu" olarak nitelendirilen şehir, hem medeniyetlerin doğuşuna tanıklık etmiş hem de modern bir kent yapısına kavuşmuştur. Şehrin dünya çapındaki en büyük gururu, 2021 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Arslantepe Höyüğü’dür. İnsanlık tarihinin en eski devlet yapısının ve bürokrasisinin temellerinin atıldığı bu yer, dünyanın ilk saray kompleksine ve ilk kılıçlarına ev sahipliği yapar. Arslantepe, sadece Malatya için değil, dünya medeniyet tarihi için de kilit bir duraktır. Tarihi dokuyu keşfetmek isteyenler için Battalgazi ilçesinde yer alan Eski Malatya bölgesi, Selçuklu mirası olan görkemli Ulu Cami ve tarihi surlarıyla şehrin geçmişteki ruhunu günümüze taşır. Malatya denilince akla gelen en güçlü simge hiç şüphesiz kayısıdır. Dünya kuru kayısı üretiminin başkenti sayılan şehir, her yıl Temmuz ayında düzenlenen kayısı festivalleriyle renklenir. Şehrin her köşesinde kayısının her formuna rastlamak mümkündür; ancak Malatya mutfağı sadece kayısıdan ibaret değildir. Bulgur ve etin sanata dönüştüğü bu mutfakta; kâğıt kebabı, analı-kızlı, içli köfte ve kiraz yaprağı sarması gibi derin bir gastronomi kültürü hakimdir. Şehir merkezindeki Tarihi Şire Pazarı, hem kayısı alışverişi hem de yerel kültürün nabzını tutmak için ideal bir noktadır.