TÜRKİYE'DE GEZİLECEK YERLER
Instagram YouTube pinterest face

Bitlis Kalesi - Bitlis

Kale, Bitlis şehrinin adını aldığı Büyük İskender’in komutanlarından Badlis tarafından (MÖ 312) yaptırılmıştır. Bitlis suyunun kollarından iki derenin birleştiği yerde, yalçın bir kaya bloğu üzerindedir. Doğudan batıya doğru uzanmış müstahkem bir mevkiidir. Çevresi 2800 metre olan kale, 56 metre yüksekliğinde ve 7 metre genişliğindedir. Üstünde muhteşem bir han sarayı ile 300 ev, bir han, bir cami ve minaresinin bulunduğu; ayrıca kalenin kuzey tarafından nehre bakan ve üç kat demir kapısı bulunan bir çarşı ile bir bedesten ve birkaç yüz evin de yer aldığı kaynaklarda geçmektedir. Kale, çepeçevre 670 mazgalla tahkim edilmiştir. Bu açık mazgalların altında birer de kapalı mazgal delikleri vardır. Kale çıkılması zor ve sarp bir tepe üzerinde yapıldığından, çevresinde savunma hendeği yoktur. Kalede gözetleme kulelerinin, erzak ve cephane dolu mağaraların bulunduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Günümüzde sadece kale mevcut olup zaman zaman yapılan onarımlarla muhteşem görünüşünü kaybetmemiştir. Kaleden ayrı olarak, Dideban Tepesi üzerinde bir de kule olduğu bilinmektedir. Bitlis’in dağlık mahallelerine hâkim bir konumda bulunan bu kulenin sadece kalıntıları bulunmaktadır. Eskiden buranın, kaleye işaret veren bir gözetleme yeri olduğu tahmin edilmektedir.

Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı Ören Yeri - Bitlis

Günümüzde Bitlis’in bir ilçesi olan ve Van Gölü’nün kuzeybatı kıyısında yer alan Ahlat gerek coğrafi gerek tarihi özellikleriyle önemli bir yerdir. Geçmişi Neolitik çağlara dayanan Ahlat, MÖ 4000’lerde Hurriler ile başlayıp Osmanlılara kadar çeşitli devletlerin idaresinde kalmıştır. Anadolu’nun Türklere açıldığı tarih olan 1071’den sonra doğudan batıya geçişi sağlayan bir üs konumuna gelmiş; 12. yüzyılın başlarından itibaren ise Selçukluların “Ahlatşahlar” adıyla anılan bir kolunun başkenti olmuştur. 13. yüzyılda Belh (Afganistan) ve Buhara (Özbekistan) ile İslam dünyasının üç büyük ilim, kültür ve sanat merkezinden biri olan Ahlat; Kubbet-ül İslam unvanını alarak önemini daha da arttırmıştır. Official Turkish Museums Ahlat, stratejik önemi ve sahip olduğu doğal güzellikleri ile tarihin her döneminde çeşitli uygarlıklara merkezlik yapmıştır. Şehrin adı Bizanslılar döneminde “Khlat”, Süryaniler döneminde “Khelath”, Araplar döneminde “Halat”, İranlılar ve Türkler tarafından ise “Ahlat” olarak telaffuz edilmiştir. Ahlat sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra bünyesinde barındırdığı birçok kümbet, türbe, hamam, zaviye, bezirhane, çeşme, kale, mezarlık, cami, sivil konut, arkeolojik alan, akıt ve mağara gibi tarihi yapılarıyla adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir. Bu tarihi yapıların en önemlilerinin başında ise Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı Ören Yeri gelmektedir. Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, Ahlat’ta bulunan birçok tarihi mezarlık içerisinde en büyük ve en önemli olanıdır. Mezarlıkta, dönemin ünlü sanatkârlarının eserleri bulunmaktadır. 210 bin metrekarelik bir alanı kaplayan Meydan Mezarlığı, Türk-İslam mezarlıkları içerisinde büyüklük açısından dünyada üçüncü, ülkemizde ise ilk sırada yer almaktadır. Tarihin önemli kaynakları arasında yer alan mezar taşları ait oldukları toplumların inançlarını, sanat anlayışlarını, sosyal ve kültürel yapılarını yansıtırlar. Mezar taşları, Türklerin yerleşme ve yayılma alanlarını göstermesi açısından da büyük önem taşır. Ahlat’taki Selçuklu mezar taşları ile Orhun Abidelerinin benzerliği, Orta Asya Türk kültürünün Ahlat’ta devam ettiğini ve bu kültürün burada kalmayıp Ahlat’tan Anadolu’ya yayıldığını göstermesi açısından önemlidir. Official Turkish Museums Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nda yer alan mezar tiplerine bakıldığında şahideli sandukalı mezar, sandukalı mezar ve akıt mezar olmak üzere üç tip mezar görülmektedir. Mezar taşlarının doğu yüzünde metfunun kimlik bilgileri, bazı örneklerde ise metfunun nereden geldiği ve meslek bilgileri yer almaktadır. Orta Asya Türk kültüründe görülen çift başlı ejder motifi, değişik sıra ve örgülerde mukarnas süslemeler görülmektedir. Mezar taşlarının batı yüzünde ise taşı yapan sanatkârın adı, Kuran-ı Kerim’den ayetler ile palmet, kandil, geometrik motifler ve bitkisel süslemeler bulunmaktadır. Sanduka kısmında ise çoğunlukla ölümü hatırlatan hadis-i şerifler yer almaktadır. TGA “Ahlat Eski Yerleşimi ve Mezar Taşları” Selçuklu dönemi taş işçiliğini, inanışlarını ve yaşam biçimini en güzel şekilde yansıtması nedeniyle dünya mirası olarak önerilmekte olup 2000 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır. Kaynaklar: Ahlat Kaymakamlığı web sitesi. “Ahlat Selçuklu Mezarlığı.”

İhlasiye Medresesi - Bitlis

İhlasiye Medresesi, Bitlis il merkezinde yer alır. Mimari üslubuna bakılarak Selçuklular zamanında, 13. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. Taç kapısında yer alan kitabeye göre ise 1589 yılında Bitlis hanlarından V. Şerefhan tarafından yaptırılmıştır. Medrese, bahçesinde yer alan ve ziyaretgah olarak kullanılan Şerefhanoğullarına ait Veli Şemsettin, Ziyaeddin Han, II. Şerefhan ve Üç Bacılar türbeleri ile birlikte bir bütünlük arz etmektedir. TGA İhlasiye Medresesi, Selçuklulardan döneminden başlayarak bir üniversiteler şehri olan Bitlis’in en ünlü eğitim kurumlarındandır. Medrese kurulduğu tarihten itibaren hem pozitif hem de ilmi bilimler alanında eğitim vermiş; zamanının değerli bilim ve sanat insanlarını bünyesinde yetiştirmiştir. Yapı, mimari üslubu ve süslemeleri ile klasik Selçuklu estetiğinin tüm özelliklerini taşımaktadır. Dikdörtgen planlı, düz damlı ve kubbesizdir. Köşelerde kulelerle desteklenmiştir. Yapıya kuzey cephesinde yer alan anıtsal bir taç kapıdan girilmektedir. Sivri kemerli niş içine alınan süslemeli kapı, nitelikli bir taş işçiliğine sahiptir. Medrese, girişi haricinde üç ana bölümden oluşmaktadır. .


spkurtulportali@ktb.gov.tr
05310803645