TÜRKİYE'DE GEZİLECEK YERLER
Instagram YouTube pinterest face

Damlataş Mağarası - Antalya

Damlataş Mağarası, Antalya’nın Alanya ilçesinde, tarihi yarımadanın batı kıyısında yer alır. Mağaraya, içerisindeki sarkıtlardan damlamaya devam eden su damlaları nedeniyle bu ad verilmiştir. Fotoğraf: Gülcan Acar 1948 yılında varlığı keşfedilen mağaranın giriş kısmında elli metrelik bir geçit bulunur. Yüksekliği on beş metreyi bulan geçitten sonra silindirik bir boşluğa gelinir. Buradan, mağaranın tabanına inilir. Yan kristalize kalker içinde bulunan mağaranın sarkıt ve dikitlerinin MÖ 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği sanılmaktadır. Fotoğraf: Gülcan Acar Mağaranın havası mevsimsel olarak değişmez. Sıcaklık 22 santigrat derece, rutubet yüzde 95, sabit basınç ise 760 mm’dir. Mağaranın havasında yüzde 71 azot, yüzde 20,5 oksijen, on binde 2,5 karbondioksit ve bir miktar radyoaktivite ile iyonlar bulunmaktadır. Fotoğraf: Gülcan Acar Yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olan Damlataş Mağarası, büyüleyici güzelliğinin yanı sıra astım hastalarına iyi gelen havasıyla da ünlüdür. Mağaraya giriş ücretli olup çevresinde küçük bir çarşı vardır ve önü ise plajdır.

Aşağı Düden Şelalesi - Antalya

Aşağı Düden Şelalesi - Antalya Antalya kent merkezine sekiz kilometre uzaklıkta, Lara istikametinde bulunan şelale Karpuzkaldıran olarak da bilinir. Aşağı Düden Şelalesi, Düden Çayı’nın denize ulaştığı yerde, sularını denize kırk metre yükseklikten boşaltması sonucunda meydana gelmektedir. Fotoğraf: Gülcan Acar Devasa suyun püskürmesiyle deniz üzerinde bir sis bulutu oluşmaktadır. Yakınında bulunan Gençlik Parkı, şelale manzarası için ideal bir izleme noktasıdır. Parkta kafeterya, otopark ve piknik alanı da bulunmakta, şelale yakınına tekne turları düzenlenmektedir.

Dim Mağarası - Antalya

Dim Mağarası, Antalya’nın Alanya ilçesinde, Cebel-i Reis Dağı'nın yamacında yer alır. Dört galeriden oluşan mağaranın denizden yüksekliği 232 metredir. Yaklaşık bir milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilmektedir. İki ayrı koldan dağın içinde ilerleyen mağaranın kollarından biri 50, diğeri 360 metredir. Sarkıt ve dikitlerden oluşan mağaranın dip kısmında küçük bir göl vardır. Merdivenlerle inilip çıkılan mağaranın içindeki ortam, fantastik film dekorlarını andırmaktadır. Tanıtma Genel Müdürlüğü Arşivi Mağara gezisinden sonra, yamaçtan yürüyerek aşağıdaki Dim Çayı Vadisi’ne gidilebilir. Aynı şekilde Dim Çayı kenarındaki piknik yerlerinden de mağaraya tırmanma yürüyüşü yapılabilir. Mağaranın bulunduğu yamaçtan ise Alanya Kalesi’nin panoramik görüntüsü izlenebilmektedir. Tarih öncesi ve tarihi devirlerde insanlar tarafından barınak olarak kullanıldığı bilinen mağara, günümüzde ziyarete açıktır.

Manavgat Şelalesi - Antalya

Manavgat Şelalesi - Antalya Batı Torosların doğu yamaçlarından doğarak Sorgun bölgesindeki boğazdan Akdeniz’e karışan ve büyük yer altı sularından beslenen doksan üç kilometre uzunluğundaki Manavgat Nehri, yaklaşık beş metre yükseklikteki falezlerden dökülen Manavgat Şelalesi’ni oluşturmaktadır. Antalya’nın Manavgat ilçesinin üç kilometre batısında bulunan şelale, ilçe ile aynı adı taşır. Fotoğraf: Servet Uygun Birçok balık ve kuş türüne (alabalık, sazan, kefal, levrek, karabalık, sutavuğu, ördek, kaz, yalıçapkını, değişik türlerde balıkçıllar, martılar vb.) ev sahipliği yapan Manavgat Nehri, söğüt, çınar, kavak, dut, karacaağaç gibi birçok ağaç türü ile zengin bir bitki çeşitliliğine de sahiptir. Ayrıca, tüm bu doğal güzelliklerin içinde macera yaşamaya imkân veren nehrin, belirli etaplarında rafting ve kano gibi çeşitli doğa sporları yapılabilmektedir. Doğal coğrafi yapıya uygun şekilde çevre düzenlemesi yapılarak turizme kazandırılan Manavgat Şelalesi’nde, ziyaretçilerin keyifle gezebileceği ve hizmet alabileceği rekreatif alanlar bulunmaktadır. Muhteşem bir doğa manzarasına sahip olan şelale, şehrin gürültüsünden ve kalabalığından kaçmak isteyenler için oldukça iyi bir seçenektir.

Damlataş Mağarası - Antalya

Damlataş Mağarası, Antalya’nın Alanya ilçesinde, tarihi yarımadanın batı kıyısında yer alır. Mağaraya, içerisindeki sarkıtlardan damlamaya devam eden su damlaları nedeniyle bu ad verilmiştir. Fotoğraf: Gülcan Acar 1948 yılında varlığı keşfedilen mağaranın giriş kısmında elli metrelik bir geçit bulunur. Yüksekliği on beş metreyi bulan geçitten sonra silindirik bir boşluğa gelinir. Buradan, mağaranın tabanına inilir. Yan kristalize kalker içinde bulunan mağaranın sarkıt ve dikitlerinin MÖ 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği sanılmaktadır. Fotoğraf: Gülcan Acar Mağaranın havası mevsimsel olarak değişmez. Sıcaklık 22 santigrat derece, rutubet yüzde 95, sabit basınç ise 760 mm’dir. Mağaranın havasında yüzde 71 azot, yüzde 20,5 oksijen, on binde 2,5 karbondioksit ve bir miktar radyoaktivite ile iyonlar bulunmaktadır. Fotoğraf: Gülcan Acar Yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olan Damlataş Mağarası, büyüleyici güzelliğinin yanı sıra astım hastalarına iyi gelen havasıyla da ünlüdür. Mağaraya giriş ücretli olup çevresinde küçük bir çarşı vardır ve önü ise plajdır.


spkurtulportali@ktb.gov.tr
05310803645