TÜRKİYE'DE GEZİLECEK YERLER
Instagram YouTube pinterest face

Taş Köprü - Adana

Adana Taş Köprü Seyhan Nehri üzerindedir. Köprünün ilk kez Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırıldığını öne süren kayıtlara rastlanmaktadır. Ancak bölgedeki Roma köprülerinin, Pompeus veya Augustus döneminde yapıldığı şeklinde görüşler de bulunmaktadır. Köprü, İmparatorluğun geniş topraklarındaki hakimiyetin zorlaştığı, dolayısıyla ulaşımın önem kazandığı 4. yüzyılda inşa edilmiştir. Yapı yüzyıllarca Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü olmuştur. Harun Reşit köprüyü bazı eklerle Adana Kalesi'ne birleştirmiştir. IX. yüzyıl başında Harun Reşit’in oğlu olan 7'inci Abbasi Halifesi Memun döneminde onarılan köprünün, III. Ahmet, Kel Hasan Paşa ve Adana Valisi Ziya Paşa tarafından da farklı zamanlarda bakım görmüştür. Son üç onarımının yazıtları mevcuttur. Son onarım 1949 yılında yapılmıştır. Roma köprü konstrüksiyonunun görkemli bir uygulaması olan Adana Köprüsü, Roma köprülerinin karakteristik niteliklerine sahiptir. Doğu-batı doğrultusunda uzanan Taşköprü, günümüzde 300 metre uzunluğa, 14 kemer gözüne ve 5 tahliye kemerine sahiptir. Yaklaşık 12 metre yükseklikteki köprünün ortası, yanlarından 2,5 metre kadar daha yüksektir. Ve ortalama 9,50- 9,70 metre genişliktedir. Taş Köprü dünyanın halen kullanılan en eski köprülerden biri olarak bilinmektedir..

Yılan Kalesi - Adana

Toros Dağları’nı aşarak Antakya’ya giden tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Yılan Kalesi, Orta Çağ’da Çukurova'nın Haçlı işgali döneminde Bizanslılar tarafından yapılmıştır. Anavarza, Tumlu ve Kozan Kaleleri gibi ovadaki diğer kaleleri de görüş alanının içine alan kalenin sekiz yuvarlak burcu vardır.
Yılan Kale Efsanesi Rivayetlere göre mitolojik bir hayvan olan Şahmeran, bu kalede yaşamıştır. Nitekim Seyahatname’ de de kale içinde çok sayıda, hatta sürüler halinde yılanların olduğundan, yılan ısırmasından helak olan kişilerden ve boynuzlu, ensesi tüylü bir yılanın varlığından söz edilir. Bir başka rivayete göre ise kalenin içi sütle beslenen yılanlarla doludur. Sütle beslenen bu yılanlar, günün birinde sütsüz kalacak ve kaleden çıkıp Misis’e inerek orada yaşayan insanları sokarak öldürecekmiş. Eski adı Govara (Kovara) olan kaleye, yörede Şahmeran efsanesinin geçtiği yer olarak kabul edilmesinden dolayı, ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi 17'nci yüzyılda Şahmeran Kalesi adını vermiştir. Daha sonra Yılan Kale adını alan bu yapı, son derece zeki biçimde tasarlanan ve yerleştirilen sağlam surları, burçları, kale meydanına üç kapıdan sonra ulaşılabilmesi ve kapıları birbirine bağlayan portatif merdivenleri ile fethedilmesi zor bir kale olmuştur.

Büyük Saat Kulesi - Adana

Adana Büyük Saat Kulesi Seyhan ilçesi Ali Münif Caddesi üzerindedir. 1881 yılında Vali Ziya Paşa tarafından yapımına başlanmış, 1882 yılında Vali Abidin Paşa döneminde tamamlanmıştır. Kesme taştan yapılan ve uzunluğu 32 metre olan saat kulesi, kare prizma şeklindedir. Kulenin inşası sırasında Osmanlı'da farklı illerde saat kuleleri vardı. Bu saat kuleleri arasında en uzunu Büyük Saat, ikincisi ise Dolmabahçe Saat Kulesi’dir. Örme işlemi oldukça zor olan küçük taş tuğlalardan imal edilen saat kulesi o kadar sağlam yapılmıştır ki 1998’deki Adana depreminden sonra bile ayakta kalmayı başarabilmiştir.

Anavarza Ören Yeri - Adana

Anavarza Antik Kenti Kozan ilçe merkezinin 28 km güneyinde Dilekkaya Köyü’nde yer almaktadır. MÖ 1. yüzyılda Romalılar bu bölgenin idaresini Vassal kral olarak atadıkları Tarkondimotos'a bırakmışlardır. Antik Kent MÖ 17 yılında Romalıların hâkimiyetine girdikten sonra büyüyüp gelişerek Anadolu’nun en önemli metropollerinden biri konumuna yükselmiştir. Antik kentin sütunlu caddesi, hamamı, kilise kalıntısı, tiyatro, amfitiyatro, stadyum, suyolları ve kaya mezarları, kentin batısında bulunan nekropol ve antik yol, deniz tanrıçası Thetis’e ait havuz mozaiği, 3 girişli zafer takı ve ovanın ortasında bir ada gibi yükselen tepe üzerindeki Orta Çağ kalesi önemli eserleridir. Anavarza dağının üzerinde yer alan ve birkaç kompleksten meydana gelen kale, dağın eteğindeki düzlükte kurulmuş olan ve etrafını çeviren surlar kentin akropolisi durumundadır. Dünyanın günümüze kadar gelebilmiş en eski tıp-eczacılık kitabının yazarı olan hekim Dioscurides, Anavarza’da yaşamıştır. Anavarza Antik Kenti, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesine 2014 yılında kaydedilmiştir.

Adana Müzesi - Adana

Adana Müzesi, cumhuriyetin ilanından hemen sonra, 1924 yılında kurulmuş olup Türkiye'nin en eski 10 müzesinden biridir. Official Turkish Museums İlk olarak çevredeki sütun başlıkları ve lahitlerin polis dairesinde toplanmasıyla kurulan müze, Halil Kamil Bey'in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928'de Cafer Paşa Camisi'nin medresesi'nde ziyarete açılmıştır. Official Turkish Museums 1950 yılında, Kuruköprü'de yer alan ve bir dönem Etnoğrafya Müzesi olarak kullanılan Adana Kuruköprü Anıt Müzesi'ne taşınmıştır. Tarhunda (Tarhunna, Tarhunza) Heykeli, Official Turkish Museums Zamanla özellikle Tarsus Gözlükule (1934), İçel Yumuktepe (1936), Yüreğir Misis (1958) ve Ceyhan Sirkeli-Tatarlı Höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova'nın ilk çağlarına ait seçkin eserlerin müzede toplanması ve müze binasının yetersiz kalması nedeniyle, müze 5 Ocak 1972 yılında şimdiki binasına taşınmıştır. Official Turkish Museums Adana Müzesi'nde Tarsus Gözlükule, Mersin Yumuktepe, Misis, Karatepe, Soğuksutepe, vb. höyük ve iskân yerlerinde yapılan arkeolojik kazılarda çıkan eserler ile Adana ve çevresinden derlenen eserler bulunmaktadır. Akhilleus Lahdi, Official Turkish Museums Müzede tarih öncesi dönem eserleri ile Hitit, Asur, Fenike, Frig, Arkaik, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait heykel, kitabe, lahit, stel, mimari parçalar gibi taş eserler; pişmiş topraktan yapılmış çanak, çömlek, çeşitli kaplar, silindir ve damga mühürler, sikkeler ve diğer arkeolojik buluntular yer almaktadır. Official Turkish Museums Özellikle Tarhunda (Tarhunna, Tarhunza) Heykeli ve Akhilleus Lahdi müzede görülmesi gereken önemli eserler arasındadır.

Misis Höyük Ve Köprüsü - Adana

Misis Höyük ve Köprüsü Adana il merkezinin 27 km. doğusunda, Yüreğir ilçesi Yakapınar Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Mopsuhestia Antik Kenti’ni Truva kahramanlarından Mopsos’un kurmuş olduğu söylenmektedir. Mopsos, savaşın ardından buraya gelerek kenti baştanbaşa onarmasından dolayı kente Mopsos’un yurdu anlamına gelen Miopsusestia olarak anılmaya başlanmış, bu isim zaman içinde değişerek Misis adını almıştır. Misis Höyük’te yapılan kazı çalışmaları ile yerleşim tarihinin MÖ 7.000’li yıllara kadar uzandığı belgelenmiştir. Höyük Kalkolitik, Eski Tunç Çağı, Hitit, Demir Çağı, Hellenistik Dönem, Roma Dönemi ve Ortaçağ’da yerleşim görmüştür. Roma ve Bizans Dönemi’nde önemli bir merkez olan Kent, Ceyhan Nehri’ne bakan kireçtaşı sırt üzerinde ve Ceyhan Nehri’nin doğu ve batı kenarına kurulmuştur. Köprü MS 4. yy.da Roma İmparatoru Flavius Julius Constantius tarafından Ceyhan Nehri’ni aşmak için dokuz gözlü olarak yaptırılmış, MS 6. yy.da Bizans İmparatoru I. Justinian tarafından onarılmıştır. Misis’te, kenti doğu batı yönünde bağlayan dokuz gözlü taş köprü, akropoldeki surlar, su kemerleri, hamam, kaya mezarları, kentin kuzeyinde stadion, güneyinde tiyatro kalıntısı ve Selçuklu Dönemine ait Havraniye Kervansarayı önemli ayakta kalan eserlerdir.

Ayas Antik Kenti - Adana

Antik Kilikya’nın önemli liman kenti olan Aegeae MÖ 1'inci yüzyılda en parlak dönemini yaşamıştır. Kentin ayakta kalan eserleri, Ayas Kalesi, Süleyman Kulesi ve Marko Polo İskelesi’dir. Asklepieion adı verilen Helenistik Dönem'e ait olan ayrıca hastane ve tapınak kalıntılarıyla da ünlü olan kenti, Marko Polo doğuya yaptığı geziler sırasında iki kez ziyaret etmiştir.

Ramazanoğlu Konağı - Adana

Ramazanoğlu Konağı Seyhan İlçesi Kızılay Caddesi’nde Ulucami Külliyesi içinde yer almaktadır. Konak, giriş kapısındaki yazıta göre 1495 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Piri Paşa Vakfiyesinde yüksek ve büyük bir bina olduğu, bahçe içindeki yapının kışlık ve yazlık olarak inşa edilmiş olduğu belirtilmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır ve 4. Murat’ın Bağdat seferlerine giderken burada üçer gece kaldıkları bilinmektedir. Adana’nın en eski yapılarından biridir..

Magarsus Antik Kenti - Adana

Magarsus Antik Kenti Adana’ya 49 km uzaklıktaki Karataş ilçesinin 4 km batısında Dört Direkli mevkiinde yer almaktadır. MÖ 7. yüzyılda kurulmuştur. Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait yazıtlar ile sikkeler ile diğer resmi belgelerde kentin ismi Mallos olarak geçmektedir. Strabon’a göre Troia Savaşı’ndan sonra bölgeye gelen Kilikyalı Mopsos ile Yunanlı Amphilokhos kenti kurarlar. Antik Kilikya’nın önemli kentlerinden Mallos’un dini merkezi olan Magarsus tapınaklarıyla tanınmış, özellikle Büyük İskender’in dua ettiği Athena Tapınağı ile ün kazanmıştır. Etrafı surlarla çevrili, ızgara planlı bir kent tasarımına sahip olan Magarsus’ta, kalıntıları Antik Çağ’dan günümüze ulaşmış yapılar; kent suru, Orta Çağ Kalesi, Athena Magarsia Tapınağı, tiyatro, stadion, sarnıç, Bizans ve Osmanlı hamamlarıdır. Kent Antik Yunan, Roma ve Bizans Dönemlerinde önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Özellikle Antik Tiyatro kentin görülmeye değer önemli kalıntıları arasındadır.

Şar Örenyeri - Adana

Şar Örenyeri, Tufanbeyli ilçesi'nin kuzey ucunda Kayseri il sınırına birkaç km uzaklıktadır. "Kilikya Komanası" diye anılan bu yer, Etilerin dini merkezlerinin ikincisi olup ilki "Pontus Komanası" idi. Örenyerinde Hitit, Roma ve Bizans dönemi eserleri yer almaktadır.

Bahri Paşa Çeşmesi - Adana

1901 yılında II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25'inci yılı münasebetiyle birçok Osmanlı vilayetinde yapılan anıtlardan biridir. Dönemin Adana Valisi Bahri Paşa’nın adı verilmiştir. Kuruköprü meydanındaki çeşme 1952 yılında yol genişletme nedeniyle belediye tarafından yıkılmıştır. 1991-1992 yıllarında Adana Valiliği'nin “Kültür Varlıklarımıza Saygı” kampanyası çerçevesinde, mimar Zeynep Çavuşoğlu tarafından restitüsyon projesi yapılarak Valilikçe yeniden inşa edilmiştir

Atatürk Evi Müzesi - Adana

Geleneksel Adana Evlerinin tipik özelliklerini gösteren Adana Atatürk Evi Müzesi, tescilli taşınmaz kültür varlığı olup, dönemini en iyi anlatan sivil mimarlık örneklerinden biridir. Fotoğraf: Official Turkish Museums 15 Mart 1923 tarihinde Atatürk ve eşi Latife Hanım Adana ziyaretleri sırasında Ramazanoğlu Suphi Bey'e ait bu konakta ağırlanmışlardır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Atatürk Bilim ve Kültür Merkezi Müzesi Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından zamanın Kolordu Komutanı Bedrettin DEMİREL'in önderliği ve halkın yardımıyla kamulaştırılıp restorasyonu yapılan bina, 1981 yılında Müze Müdürlüğü'ne bağlı bir birim olarak hizmete açılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Atatürk'ün Adana'ya geliş tarihi olan 15 Mart her yıl bu binada resmi törenle kutlanmaktadır. Müzede Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yılları; çeşitli belgeler ve fotoğraflarla anlatılmaktadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums İki kattan oluşan müze binasının alt katında Çalışma Odaları, Kütüphane, Sofa, Yatak Odası, Basın Odası ve mücahitler Odası yer almakta olup üst katında ise Hatay Odası, Silah Odası, Yaver Odası ve Kuvay-i Milliye Odası bulunmaktadır.


spkurtulportali@ktb.gov.tr
05310803645