TÜRKİYE'DE GEZİLECEK YERLER
Instagram YouTube pinterest face

Adana Ulu Camii - Adana

Ulu Camii büyüklüğü ve tarihî açısından Adana'nın önemli eserleri arasında gösterilmektedir. Selçuklu, Memlûklu ve Osmanlılar Dönem'lerine ait mimarî karakterleri üzerinde toplayan bu eserin üç ayrı kitabesinden, ilk defa 1513 yıllarında Ramazan oğlu Halil Bey tarafından inşasına başlandığı, 1541 yılında Halil Beyin oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından bitirilerek ibadete açıldığı anlaşılmaktadır.

Bebekli Kilise - Adana

Tepebağ’da 1880’li yıllarda St. Paul adına yaptırılmış bir İtalyan Katolik kilisesidir. Kilisenin tepesinde 2.5 metre boyunda tunçtan yapılmış Meryem Ana heykeli bulunmaktadır. Bu heykelin bebeğe benzemesi nedeniyle yapıya Bebekli Kilise adı verilmiştir.

Yağ Camii - AdanaKüp

Yapı Adana ili, Seyhan ilçesi, Alidede mahallesi, Ali Münif Yeğenağa caddesi üzerinde yer almaktadır. Yağ Camii Ramazanoğlu Halil Bey’in emriyle 1501 yılında kiliseden camiye çevrilmiştir. Asıl adı Eski Cami olan yapının kapısının önüne yağ pazarı kurulmuş olmasından dolayı günümüze değin Yağ Camii olarak anılmıştır.

Akça Mescit - AdanaFeke

Adana'nın en eski yapılarından biri olan Akça Mescit, Ramazanoğlu Şahabeddin bey zamanında Ağcabey tarafından yaptırılmıştır. Yapının giriş kapısı, bitkisel desenli rölyefle bezemeli olup mihrabı taştandır ve oldukça etkileyicidir. Adana'nın en eski Türk yapısı olarak bilinen Akça (Ağca) Mescit, Ulu Cami Mahallesi'nde ve Ulu Cami’ye 60 metre mesafede bulunmaktadır. Ramazanoğlu Şahabeddin Bey zamanında Türkmen beylerinden biri olan Ağcabey tarafından yaptırılmış olduğu için bu adı almıştır.

Hasan Ağa Camii - Adana Akça

Ali Ağa mahallesinde Yağ Camisi’nin 150 metre kadar güneyinde yer alan ve asıl adı Hasan Kethüdâ Camii olan eserin ne zaman yapıldığı belli değildir. Halk arasında dolaşan bir rivayete göre, Ramazanoğlu Pîrî Paşa’nın beylerbeyi olarak Adana dışında bulunduğu sırada, Ulucami’nin yapımına nezaret eden kethüdâsı Abdullah oğlu Hasan Ağa tarafından bu inşaattan arttırılan malzeme ile yaptırılmıştır. Bu rivayetin doğruluk derecesi bilinmemekle birlikte her iki eser arasında, harimin yan tarafında yer alan dikine mekânlardan başka kubbeleri örten oluklu kiremitler, çiniler ve mihraplarla minberlerdeki renkli taş işçiliği bakımından büyük benzerlikler bulunduğu dikkat çekmektedir. Bu benzerlikler ve Ulucami’nin tamamlanış tarihinin 1541, türbesindeki çini kaplamalı lahitlerden en yeni tarihlisinin de 1552 yılına ait olduğu dikkate alındığında XVI. yüzyılın ortalarında yapıldığı söylenebilir. 1814 ve 1946 yıllarında iki büyük tamir geçirdiği bilinmekte ve bu tamirler sırasında harimin iki yanındaki dikdörtgen mekânların değişikliğe uğradığı, avlunun üç tarafında bulunan revakların ise tamamen ortadan kaldırıldığı görülmektedir. İlk yapıdan günümüze ulaşan orijinal kısımlar harim, minare ve son cemaat yerinin bir bölümünden ibarettir.


spkurtulportali@ktb.gov.tr
05310803645